Kendi yalanlarına ilk kendilerini inandıran erkekler ,hayatı aşkla sadece birkez aldatır...Ya kadınlar Azenya ? Gerçeği en doğru yalanın gözlerinde bile göremeyen kadınları o hayat...
Benden yarın kadar bilinmez bir uzaklıktayken Geçmişime katıp seni dün gibi sevdim ben Oysa az kullanılmış çıktı senin de aşkın Sahibinden! İradesiz nefsimizin elinde artık...
I: Bak bir mahkemede sorgulanıyor benliğim Belki de yüreğim gerilecek çarmıha şafakla Seni sevmekten yargılanıyorum Sanrıların güğsüne taktığı bi onur olsun bu Gurur duy kendinle... ...Sevdanın yakıldığı soğuk savaş günlerinde! Eşkıya...
I. Yazmak İnsanları şahadetine şahit Kağıt ve kalemi iman bilmektir yüreğe Yazmak Yakmaktır doğan güneşi ateşinle Ay büyüsünde ki insani gölgelerle Yazmak Sen demektir gözlerime Kollarım yorulsa...
I. Sensizliğe doğmaya çalışırken ben, bu aşk her gece bir ölümden daha bahsediyor durmadan , yeni ölümler keşfediyor yani bana hiç kullanılmamış cinsten ... Derken...
Dilek mevsimi yaptım sonbaharı Ayak bastığın toprağın rahmine saldım köklerimi Ve sararmış çaputlar bağladım rüzgara umutla Bildiğim bütün duaları da ayaklarının altına N'olur! Kuraklığımın çatırdayan sesini semada yankılatma Fakat...
Aşk'a birkaç cümle kadar Uzağız İkimiz... Karlar altına Mahkûm edilmiş aşk, Kimseyi umursamaz, bildiğini okur... Deli kardelen kadar cesur İlk yanığını Soğuktan alan ciğerlerimiz Ağlamamız için hazırlanmış İkinci bahanemiz... Çığ düşmüş kapalı yollarında Bayram sabahı Doğum...
—gözlerine mil çekildi sevdanın âdi hasret nefes kadar közlenmiş hazin bir yokluğun ilk sancısında yürek geçmişin ağıtıyla düşleri kanatma... Zaman; Yorgun düştüğüm gecenin bilmem kaçı Durulmayan özlemin tam...
—Aşk'ın peşinden yalın ayak koşuyorum Tükenmek bilmiyor umudum... Yalın, çılgın düşlerimin o eşsiz tasvirine Şahit ol kalem! I. İçerime hasretimin sesiyle ağıtlar yaktığın gecelerde Gök kubbede kayarken bir biri...
Mevsim hüzün Düşler yaralı Umutlar askıda Gıcırdıyor hayaller... Bütün şiirler sen kokan akşamlara yazıldı Şimdi bana bir aşk daha borçlusun... Bir otobüs yolculuğunda hatıralar Yüreğimin İstanbul'undan... En soysuz cümlelerle örtündü duygular...
Yazmayı becerebilirsem Tüm şiirler yıkılsa da üstüme Susacağım... Doğdum diye bir akşam vakti Kulağıma ilkin bir ağıt söylenmiş Sonra aşk basılmış yaralarıma Sınanmış kırkına bile basmamış bedenim acıyla Kaldır göbeğimden...
Beni almadın benden Yakılan bedeni al bari ateşten Zaman ayrılığı vurdu, açılan eller semada İbrahim'in melekleri dileniyor artık İçimdeki nemrut ateşine... Ve en adi işkenceye Yusuf'un sabrı.. Bahşedilmiş...
I. Kana kar yağıyordu Son demde namlunun şakağı ürkek Ve daha doğmamış çocuk saflığında ki yürek Ana karnından güneşe bakıyordu Kar kırmızı, kıp kırmızı yağıyordu Galiba kar kırmızının ne...
Gök yerde... Dudak kıvrımlarımda senden birkaç söz Karanlıktan aydınlığa düşen bir çift ela göz Eller semada katran bir gece göğsümde il(ahi)ay Yeşili soyunmuş yapraklar dolanıyor yürüyüşlerime Solgun günbatımları Geceden önce...
Aşk'ın feracesi sarı artık Eylül bulaşığı saçlarımda ebabil kuşları Rüzgâr buruşur, bir yaprak düşer Kutsanır hüsün Dikenlerle bezeli ellerimde gül Sarı sıcak kurak tenim eylül Hüzün ufalanıyor yorgun bakışlarda Yaz deminde...